Tüketici Kanunu Kapsamında Ayıp – Ayıp Durumunda Seçimlik Haklar

T.C. YARGITAY

3.HUKUK DAİRESİ

04.07.2023 TARİH

2022/6450 ESAS – 2023/2020 KARAR

 

TÜKETİCİ KANUNU KAPSAMINDA AYIP – AYIBA KARŞI SORUMLULUK – SEÇİMLİK HAKLAR – AYIPLI ARAÇ -ARACIN AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞİMİ

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.07.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … …, diğer davalı vekili Av. … …’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00’te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilin davalıların satıcısı ve ithalatçısı bulunduğu Range Rover Sport 3.0 SDV 6 tipindeki 2016 model otomobili 29.04.2016 tarihinde 203.000 Euro bedelle satın aldığını, aracın öncelikle motor arızası vermesi nedeniyle servise girdiğini, daha sonrasında ise araçtan ses gelmesi nedeniyle servise müracaat ettiğini, arızanın giderildiği söylenerek aracın müvekkile teslim edildiğini, ancak tamir edildiği söylenen araçta, kullanıma başlandıktan kısa süre sonra aynı sesin devam ettiğinin tespit edildiğini ve yeniden servise götürüldüğünü, araçtaki sesin giderilmediğini, 13.01.2017 tarihinden itibaren aracın davalı ……….. A.Ş. şirket yerinde bulunduğunu, araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değişimine, bu mümkün olmadığı takdirde bedel iadesi ve aracın kullanılamamasından kaynaklı tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı A.Ş. vekili; araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını, araçta sesin ücretsiz onarım ile giderildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.

Davalı … Otomotiv A.Ş. vekili; araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını, araçta sesin ücretsiz onarım ile giderildiğini belirterek davanın reddini dilemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; tüm dosya kapsamının ve toplanan delillerin incelenmesine göre; davaya konu araçta üretim kaynaklı ayıp olup olmadığı davaya konu araç üzerinde yaptırtılan bilirkişi incelemesinde, araçta üretim kaynaklı ayıbın mevcut olmadığı, davacının ücretsiz onarım hakkını kullanmış olduğu, arızanın dava açılmadan önce giderilmiş olduğu, 6502 sayılı Kanun 11. Maddesinde sayılan hakların seçimlik hak niteliğinde olup karşı tarafın rızasına veya onayına bağlı olmadığı, ancak kullanılmakla tükenen haklardan olduğu, davacının onarım hakkını kullanarak bu seçimlik hakkını kullandığı, bilirkişi raporuyla da davaya konu aracın arızasıyla ilgili olarak basit nitelikli parça değişimi ve onarımlarla gerekli müdahalelerin yapıldığının belirtildiği, yapılan onarımların davaya konu araçta değer kaybına yol açmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; aracın satın alındıktan kısa süre sonra arızalandığını, arızanın giderilemediğini, alınan bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik inceleme içermediği, subjektif olduğu, hükme esas alınamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu araç üzerinde ilk derece mahkemesi tarafından bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hükme esas alınan raporda; araçta üretim kaynaklı ayıbın mevcut olmadığının tespit edildiği, davacının ücretsiz onarım hakkını kullanmış olduğu, arızanın dava açılmadan önce giderilmiş olduğu, 6502 Sayılı Kanun’un 11 … maddesinde sayılan hakların seçimlik hak niteliğinde olup karşı tarafın rızasına veya onayına bağlı olmadığı, ancak kullanılmakla tükenen haklardan olduğu, davacının onarım hakkını kullanarak bu seçimlik hakkını kullandığı, bilirkişi raporuyla da davaya konu aracın arızasıyla ilgili olarak basit nitelikli parça değişimi ve onarımlarla gerekli müdahalelerin yapıldığının belirtildiği, yapılan onarımların davaya konu araçta değer kaybına yol açmadığı tespit edildiğinden davanın reddine dair verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili, yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek alınan bilirkişi raporunun teknik araç gereç ile tespite dayalı olmadığını, itirazlarını karşılamadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Dava, ayıp iddiasına dayalı aracın misli ile değiştirilmesi, mümkün olmaması halinde bedel iadesi ve aracın serviste kaldığı sürelere ilişkin olarak tazminat istemine ilişkindir.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’unun 8. maddesi:

(1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

(2) Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer … özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.

(3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’unun 9. maddesi:

(1) Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür.

(2) Satıcı, kendisinden kaynaklanmayan reklam yoluyla yapılan açıklamalardan haberdar olmadığını ve haberdar olmasının da kendisinden beklenemeyeceğini veya yapılan açıklamanın içeriğinin satış sözleşmesinin akdi anında düzeltilmiş olduğunu veya satış sözleşmesi kurulma kararının bu açıklama ile nedensellik bağı içinde olmadığını ispatladığı takdirde açıklamanın içeriği ile bağlı olmaz.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’unun 11 maddesi: (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici;

  1. a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
  2. b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
  3. c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme,

seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.

(3) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması hâlinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil … etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır.

(4) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi haklarından birinin seçilmesi durumunda bu talebin satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise altmış iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Ancak, bu Kanunun 58 … maddesi uyarınca çıkarılan yönetmelik eki listede yer … mallara ilişkin, tüketicinin ücretsiz onarım talebi, yönetmelikte belirlenen azami tamir süresi içinde yerine getirilir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.

(5) Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, ödemiş olduğu bedelin tümü veya bedelden yapılan indirim tutarı derhâl tüketiciye iade edilir.

(6) Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir.

Davacının satın almış olduğu araçta, üretimden kaynaklı ayıp olduğu, bu ayıbın ortaya çıkması üzerine, davacı tarafından aracın davalı satıcıya teslim edildiği, davalı satıcının araç üzerinde yaptığı incelemeler sonucunda, araçtaki arızanın ücretsiz onarım ile giderilmeye çalışıldığı hususu ihtilaf konusu değildir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, keşfen yapılan inceleme neticesinde aynen “söz konusu araç yol boyunca değişik hızlarda, defalarca …-kalk yapılarak test edilmiş ve uygulamalarda rahatsız edici bir ses duyulmamış, sadece dikkat edilince bazen duyulan, sağ arka koltuk altından adblue tankından gelen hafif bir çalkantı sesi duyulmuştur. Aracın yol testi esnasında değişik hız ve ivmelere tabi tutulduğunda motorun çalışmasında herhangi bir rahatsız edici ses, sarsıntı duyulmamıştır” ifadesi ve raporun sonuç kısmında “ basit nitelikli parça değişimi ve onarımlarla aracın arka kısmından gelen ses şikeyetlerinin ciddi oranda giderildiği, belli belirsiz adblue tankından gelen çalkalanma sesi olduğu tespit edilmiş” değerlendirmesinin yer aldığı görülmektedir.

Bilirkişi tarafından araçtaki ses şikayetine yönelik olarak ses ölçüm cihazı kullanılmaksızın subjektif değerlendirme ile yapılan incelemede ses şikayetinin tamamen giderilmediği tespit edilmiş ancak bu hususun kullanıma engel olmadığı kanaati bildirilmiştir. Davacı vekilinin itirazı üzerine alınan ek raporda da itirazlar karşılanmamıştır. Bilirkişi raporu bu hali ile hükme esas alınmaya yeterli değildir. O halde mahkemece, konusunda uzman bilirkişi heyetinden, dava konusu aracın keşfen ve ses ölçüm cihazı kullanılarak incelenmesi, Yargı ve taraf denetimine elverişli, itirazları karşılar nitelikte rapor alınması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, 8.400 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Av. Muhammed Ferhan
Yazar & Hukuki Danışman

Av. Muhammed Ferhan

Avukat · Arabulucu · Hukuk Bürosu Kurucusu

Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Av. Muhammed Ferhan; gayrimenkul hukuku, miras davaları, icra iflas hukuku, boşanma davaları ve arabuluculuk alanlarında Sakarya'da müvekkillerine güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Sizin İçin Yazdık

Hukuki konular hakkında derinlemesine bilgi almak için sizin için özenle hazırladığımız yazılarımızı okuyun.

Tasarrufun İptali Davası

Tasarrufun İptali Davası

Bir borçlu, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazını yakınlarına devrediyor ya da banka hesaplarını boşaltıyorsa hukuk bu duruma kayıtsız…

Muvazaa Ne Demek ve Anlamı

Muvazaa Ne Demek ve Anlamı

Muvazaa, tarafların gerçek iradelerini gizleyerek üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla yaptıkları görünürde bir hukuki işlemi tanımlar. Türk hukukunda en…

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası

Resmi belgede sahtecilik, Türk Ceza Kanunu’nun en ağır suç kategorileri arasında yer alır ve kamu güvenini doğrudan zedeleyen…