İtirazın Kaldırılması ve İcra İnkar Tazminatı

T.C. YARGITAY

12.HUKUK DAİRESİ

13.06.2023 TARİH

2022/12297 ESAS – 2023/4203 KARAR

 

İTİRAZIN KALDIRILMASI DAVASI – İCRA İNKAR TAZMİNATI – FATURA ALACAĞI – ALACAĞIN LİKİT OLMASI

 

Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile itirazın kaldırılmasına ,takibin 151.200,00 TL asıl alacak ve 2.833,45 TL işlemiş faiz yönünden devamına, davalı aleyhine asıl alacağın % 20 si tutarında inkar tazminatına karar verilmiştir.

Kararın davalı borçlu vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı alacaklı vekilince, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, ihale neticesinde imzalanan mal alımı sözleşmesi çerçevesinde düzenlenen fatura bedelinin tahsili için takip başlattıklarını, davalının itiraz dilekçesinde borcu ikrar ettiğini beyanla itirazın kaldırılmasına ve tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.

Davalı borçlu vekilince, ödeme sırası geldiğinde kurumun nakit akışına göre alacaklı firmanın hesabına ödeme yapılacağı bildirilmesine rağmen haksız olarak başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini, borçlu kurumun kamu kurumu olması nedeniyle ödemeden kaçınma ya da geciktirme niyetinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borçlunun itiraz dilekçesinde “ödeme sırası geldiğinde kurumun nakit akışına göre ödeme yapılacağını” beyan etmekle birlikte ”söz konusu faturaların cebri icra takibi ile talep ve tahsil edilme usulüne itiraz ediyoruz.” beyanı ile süresinde takip dosyasına sunulu dilekçesi cebri icra takibine yönelik borca itiraz dilekçesi olduğu, hukuki ilişkiyi kabul ettiğine göre itirazın kaldırılması isteminin mahkemede incelenmesi sırasında alacaklının elinde artık İİK’nın 68/1. maddesinde belirtilen bir belgesinin mevcut olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek olmadığı, bu durumda borçlunun ödeme iddiasını İİK’nın 68. maddesinde öngörülen belgelerle kanıtlaması gerekmekte olup borçlu tarafından borcun ödendiğinin kanıtlanamadığı, ancak davalı/borçlu borca itiraz dilekçesinde borca itirazı ile birlikte KDV, damga vergisi kesintisi ve faiz miktarı ve oranına da itiraz ettiği, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda borçlunun itirazları hususunda alınan bilirkişi raporunun (b) bendi hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile bilirkişi raporunun bu kısmına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne, takibin 151.200-TL asıl alacak ve 2.833,45-TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı borçlu vekilince, cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek mahkemece cevap dilekçelerindeki savunmaları dikkate alınmadan karar verildiğini, mahkeme kararının kamu zararına sebebiyet verdiğini beyanla kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı borçlunun icra dosyasına sunduğu borca itiraz dilekçesinde “ödeme sırası geldiğinde kurumun nakit akışına göre ödeme yapılacağını” beyan etmekle taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kabul ettiği, davalının borca itiraz dilekçesinde KDV, damga vergisi kesintisi, faiz miktarı ve oranına itiraz ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya, usul ve yasaya uygun olduğu, alacaklının talebi doğrultusunda davanın kabul edilen kısmı yönünden davalı aleyhine tazminata hükmedilmesinin de yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı borçlu vekilince, istinaf dilekçesi içeriği ile kararın bozulması talep edilmiştir.

Uyuşmazlık genel haciz yolu ile ilamsız icra takibe vaki itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

2004 sayılı İİK’nın 68. ve devamı maddeleri

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, itiraza konu işlemiş faiz miktarının kesinlik sınırı altında kaldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Av. Muhammed Ferhan
Yazar & Hukuki Danışman

Av. Muhammed Ferhan

Avukat · Arabulucu · Hukuk Bürosu Kurucusu

Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Av. Muhammed Ferhan; gayrimenkul hukuku, miras davaları, icra iflas hukuku, boşanma davaları ve arabuluculuk alanlarında Sakarya'da müvekkillerine güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Sizin İçin Yazdık

Hukuki konular hakkında derinlemesine bilgi almak için sizin için özenle hazırladığımız yazılarımızı okuyun.

Tasarrufun İptali Davası

Tasarrufun İptali Davası

Bir borçlu, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazını yakınlarına devrediyor ya da banka hesaplarını boşaltıyorsa hukuk bu duruma kayıtsız…

Muvazaa Ne Demek ve Anlamı

Muvazaa Ne Demek ve Anlamı

Muvazaa, tarafların gerçek iradelerini gizleyerek üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla yaptıkları görünürde bir hukuki işlemi tanımlar. Türk hukukunda en…

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası

Resmi belgede sahtecilik, Türk Ceza Kanunu’nun en ağır suç kategorileri arasında yer alır ve kamu güvenini doğrudan zedeleyen…