T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
10.04.2023 TARİH
2023/1376 ESAS – 2023/2079 KARAR
EL ATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL DAVASI – TAŞINMAZI DAVALININ KİRACI OLARAK KULLANDIĞI SONRA PAY SATIN ALARAK TAŞINMAZA PAYDAŞ OLDUĞU DAVACININ ÖN ALIM TALEBİNE İLİŞKİN PAYDAŞLAR ARASINDA FİİLİ KULLANIMIN OLUŞTUĞU – HÜKMÜN ONANMASI
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen esas ve karar … kararı ile; dosya kapsamına göre, davalı … …’un, davalı paydaş … … …’un babası olduğu, dava konusu taşınmazda davalı … … …’un 2004-2006 yılları arası kiracı olarak kullandığı, 2006 yılında pay satın almak suretiyle taşınmaza paydaş olduğu, satın aldığı tarihten beri aynı dükkanı kullanmaya devam ettiği, taşınmazdaki diğer dairelerin davacının tasarrufu altında bulunduğu, davacı tarafından davalı … … … aleyhine dava konusu taşınmaza ilişkin olarak açılan İstanbul … Asliye Hukuk Mahkemesinin …./415 Esas … dosyasında ön alım talebine ilişkin yapılan yargılama sonucunda paydaşlar arasında fiili kullanım durumunun oluştuğu gerekçesiyle ön alım davasının reddedildiği ve kararın kesinleştiği, davalı paydaşın fiili kullanıma göre kendisine özgülenen bölümü kullandığı gözetilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı mirasçıları … vd. vekilleri Avukat …, karşı taraftan davalılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili; tarafların paydaşı olduğu dava konusu taşınmazı davalıların payını aşacak şekilde kullandığını, başkalarına kiraladığını belirterek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.
Davalılar vekili; dava konusu yerde müvekkillerinden … …’in 2004 yılında satın aldığından beri oto galericilik işiyle uğraştığını, daha sonra diğer müvekkil olan oğlu …’a devrettiğini, taraflar arasında fiili taksim bulunduğunu, davacının uzun yıllardır kullanıma ses çıkarmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar … kararı ile; dava konusu 1986 ada 69 parsel … taşınmazın 11/16 hissesi …’e, 5/16 hissenin ise … … … adına kayıtlı olduğu, taşınmazda kat irtifakının kurulu olmadığı, davacının çatı kat,1 inci kat, zemin katın 36 m²’sini ve bodrum katını kullandığı, dosyadaki tanık beyanları, İstanbul … Asliye Hukuk Mahkemesinin …/41 Esas … dosyası, davalının cevap dilekçesinde sunmuş olduğu vergi kayıtları ve bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere dava konusu taşınmazda tarafların taşınmazda belirli bir yeri kullandığının sabit olduğu, taraflar arasında 2004 yılından beri fiili taksim mevcut olduğu ve davacı tarafın fiili taksime karşı herhangi bir itirazının mevcut olmadığı, ayrıca taraflar arasında fiili taksimin mevcut olmadığı kabul edilse bile daha fazla yer kullanması gerektiği şeklindeki iddianın; ancak ortaklığın giderilmesi davası açılması suretiyle taraflar arasında uyuşmazlığın giderilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 11/16 hissesine tekabül eden bağımsız bölümlerin maliki olduklarını, davalıların kendi kullandıkları yerin dışında ayrıca müvekkillerine ayrılmış bağımsız bölüm üzerinde de kullanım yapıldığı için iş bu davanın açıldığını, taraflar arasında taksim edildiği kaza-i muhakemeye bağlı bir taşınmazın taksim ya da izale-i şuyu davası konusu edilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemenin hukuki yanılgıyla hüküm kurduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen esas ve karar … kararı ile; dosya kapsamına göre, davalı … …’un, davalı paydaş … … …’un babası olduğu, dava konusu taşınmazda davalı … … …’un 2004-2006 yılları arası kiracı olarak kullandığı, 2006 yılında pay satın almak suretiyle taşınmaza paydaş olduğu, satın aldığı tarihten beri aynı dükkanı kullanmaya devam ettiği, taşınmazdaki diğer dairelerin davacının tasarrufu altında bulunduğu, davacı tarafından davalı … … … aleyhine dava konusu taşınmaza ilişkin olarak açılan İstanbul … Asliye Hukuk Mahkemesinin …/415 Esas … dosyasında ön alım talebine ilişkin yapılan yargılama sonucunda paydaşlar arasında fiili kullanım durumunun oluştuğu gerekçesiyle ön alım davasının reddedildiği ve kararın kesinleştiği, davalı paydaşın fiili kullanıma göre kendisine özgülenen bölümü kullandığı gözetilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen istinaf sebepleri ile kararı temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
4721 … … Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 … Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Av. Muhammed Ferhan
Avukat · Arabulucu · Hukuk Bürosu Kurucusu
Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Av. Muhammed Ferhan; gayrimenkul hukuku, miras davaları, icra iflas hukuku, boşanma davaları ve arabuluculuk alanlarında Sakarya'da müvekkillerine güvenilir hukuki destek sunmaktadır.
Av. Muhammed Ferhan Hakkında






