Taksirle Yaralama Suçu ve Trafik Kazaları Davaları

Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesi taksirle yaralama suçu ve trafik kazaları davaları hakkında düzenlemeler içermektedir. Taksirle yaralama, bir kişinin öngörülebilir bir sonucu “öngöremeyerek” dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir hareketle yaralama eylemi gerçekleştirmesidir. Bu suçta fail, eylemini iradesiyle gerçekleştirmektedir. Ancak sonucunun ne olacağını öngörememektedir. Örneğin; aniden dalgınlıkla araca çarpıp araçtakilerin yaralanmasına sebep olan bir sürücü taksirle yaralama suçunu işlemiş olmaktadır.

Taksirle yaralama suçu iş kazaları, trafik kazaları, tıbbi hatalar gibi çeşitli sebeplerle bir kişinin vücuduna taksirle zarar verilmesi durumunda ortaya çıkmaktadır. Kasten yaralama suçu ile taksirle yaralama suçu arasındaki temel fark, kasten yaralamada failin bilerek ve isteyerek sonucu gerçekleştirmesidir. Taksir ile yaralamada ise failin dikkatsiz davranışıyla sonucu öngörememesidir.

Taksirle Yaralama Suçu Şartları Nelerdir?

Taksirle yaralama suçu ve trafik kazaları davaları Türk Hukuku’nda yer eden önemli davalar arasında yer almaktadır. Taksir ile işlenen bir suç olan yaralama, failin kusurlu davranışı sonucunda mağdurun beden ve sağlığının zarar görmesine yol açması durumunda tamamlanmış olmaktadır. Bu tür suçlar serbest hareketli nitelik taşımaktadırlar. Ayrıca suçun gerçekleşebilmesi için mağdurun acı çekmesi, sağlığının zarar görmesi ya da algılama yeteneğinin bozulması gerekmektedir. Aksi takdirde taksirle yaralama suçu meydana gelmeyecektir.

Bu suç, icrai ya da ihmali hareketlerle işlenebilmektedir. İcrai hareketle işlendiğinde kişi gerekli özen ve dikkat yükümlülüklerini yerine getirmediği için suç oluşmaktadır. İhmali hareketle işlendiğinde ise failin gereken önlemleri almayarak suçun gerçekleşmesine ve yaralanmanın meydana gelmesine neden olması söz konusudur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatlarına göre taksirli suçlarda aranması gereken kriterler şunlardır:

  • Eylemin taksirle işlenen bir suç niteliği taşıması,
  • Sergilenen hareketin iradi olması,
  • Sonucun kati surette istenmemesi,
  • Eylem ile sonuç arasında nedensellik ilişkisinin bulunması,
  • Sonuçların öngörülebilir olmasına karşın öngörülmemiş olması.

Suçun manevi unsuru hukuka aykırılığı ifade etmektedir. Ayrıca kanunda belirlenen hukuka uygunluk halleri varsa failin eylemi suç teşkil etmeyebilmektedir. Taksirle yaralama ve trafik kazaları davaları hususunda failin sonucu öngörmesi değil, istememesi önemlidir. Durumun isteyerek gerçekleştirilmesi bilinçli taksir suçunu oluşturmaktadır.

Taksirle Yaralama Suçunda Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma

Kasti olmamakla birlikte dikkatsizlik sonucu gerçekleşen bir suç türü olan taksirle yaralama suçunda mağdur ya da yetkili kişiler tarafından yapılan şikayet üzerine soruşturma başlatılmaktadır. Suçun işlenmesinden ya da failin tespit edilmesinden itibaren 6 ay içinde şikayetçi olunması gerekmektedir. Bilinçli taksirle yaralama suçu TCK’nın 89/1. maddesinde düzenlenmiştir. Ancak bu suçun TCK’nın 89/2-3-4. maddelerinde belirtilen nitelikli halleri söz konusu olduğunda şikayet şartı aranmamaktadır. Savcılık resen soruşturma yapmaktadır.

Taksirle yaralama suçunun cezai sorumluluğu, işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde dava açılması şartıyla mümkündür. Ancak belirli koşulların varlığı halinde bu süre 12 yıla kadar uzayabilmektedir. Taraflar arasında uzlaşma prosedürünün uygulanmasını gerekebilmektedir. Bu durumda taksirle yaralama suçunda soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ilk olarak uzlaşma yoluna başvurulmaktadır. Uzlaşma sağlanamadığı takdirde soruşturma ya da yargılama süreci devam ettirilmektedir.

Mevzuatta Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası Nasıldır?

Türk Ceza Kanunu’nun 5237 sayılı maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçu ve trafik kazaları davaları için cezalar şu şekildedir:

  • Taksirle başkasının bedenine acı veren, sağlığını ya da algılama yeteneğini bozan kişi, üç ay ile bir yıl arasında hapis cezası ya da adli para cezası ile cezalandırılmaktadır.

Taksirle yaralama eylemi mağdurun;

  • Duyu organlarından ya da vücudunun bir parçasının işlevinin sürekli olarak zayıflamasına,
  • Vücudunda kemik kırıklarına,
  • Konuşma zorluklarına,
  • Yüzde kalıcı izlere,
  • Hayatını tehlikeye sokan bir duruma,
  • Gebe bir kadının çocuğunun erken doğmasına neden olmuşsa yukarıda belirtilen birinci fıkra uyarınca belirlenen ceza yarısı oranında artırılmaktadır.

Taksirle yaralama eylemi mağdurun;

  • İyileşmesi imkânsız bir hastalığa sebep olmuşsa,
  • Duyu organlarından ya da vücudun bir parçasının işlevinin tamamen yitirilmesine,
  • Konuşma ya da çocuk sahibi olma yeteneklerinin kaybolmasına,
  • Yüzünün sürekli olarak değişmesine,
  • Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine sebebiyet vermişse yukarıda belirtilen birinci fıkra uyarınca belirlenen ceza, bir kat artırılmaktadır.

Eylemin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olunması durumunda altı ay ile üç yıl arasında hapis cezası verilmektedir. Taksirle yaralama suçunun soruşturulması mağdurun şikayetine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Ancak bilinçli taksirle işlenen yaralama suçları bu kapsamın dışındadır. Yani şikayet aranmamaktadır.

Taksirle Yaralama Halinde Tazminat Sorumluluğu Nedir?

Kasıtlı olarak bir kişinin yaralanmasına sebep olan suç faili aleyhine mağdurun hem maddi hem de manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Yaralanma, bir hekimin hatalı uygulamalarından kaynaklanmış ise söz konusu hekime karşı tıbbi hata nedeniyle tazminat davası açılmaktadır. Ek olarak yaralanma bir iş kazasından kaynaklanmışsa işverene karşı iş kazası sebebiyle tazminat davası açılabilmektedir. Ayrıca yaralanma bir trafik kazasından kaynaklanmış ise trafik kazasına bağlı olarak taksirle yaralama suçu ve trafik kazaları davaları da açılabilmektedir.

Taksirle Basit Yaralama Suçunun Cezası Nasıldır?

Taksirle adam yaralama suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 89/1 maddesine göre değerlendirilmektedir. Basit haliyle 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ya da adli para cezası ile cezalandırılmaktadır. Ancak mahkeme, yargılama sonucunda sanığın hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermişse bu ceza artık adli para cezasına dönüştürülememektedir.

Bilinçli Taksirle Yaralama Suçunun Cezası Nedir?

Bilinçli taksirle adam yaralama suçunun cezası, eylemin taksirli suç kategorisi altında işlenmesi durumunda belirlenen cezaya ölçü alınarak hesaplanmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesine göre bilinçli taksirle adam yaralama suçu işlendiğinde taksirli suç için belirlenen ceza, 1/3 ila 1/2 oranında arttırılmaktadır.

Taksirle Yaralama Suçu ve Trafik Kazaları Davaları İçin Yargılama Usulü ve Görevli Mahkeme

Taksirle yaralama suçu ve trafik kazaları davaları, suçun ana şeklinin TCK m.89/1’de belirtildiği durumlarda yargılama süreci basit yargılama usulüne tabi tutulacaktır. Fakat diğer koşullarda genel yargılama usulüne göre işlem yapılacaktır. Taksirle yaralama suçuyla ilgili yargı süreci asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilmektedir.

Etkin Pişmanlık Hükümleri

Taksir ile ya da bilinçli taksirle adam yaralama suçundan dolayı etkin pişmanlık hükümleri geçerli değildir.

Taksirle Yaralama Suçu ve Trafik Kazaları Davaları İçin Yetki Sahibi Bir Avukat Seçimi

Taksirle yaralama suçu ve trafik kazaları, sıkça karşılaşılan hukuki meseleler arasında yer almaktadır. Bu tür davalarda doğru hukuki temsile sahip olmak elzemdir. Ayrıca kişisel hakların korunması ve adaletin sağlanması açısından son derece kritiktir. Taksirle yaralama suçu ve trafik kazaları davalarında derinlemesine bilgi sahibiyim. Bu alandaki yerleşik yasal düzenlemeleri ve mahkeme süreçlerini titizlikle takip etmekteyim. Hukuki meselelerin zorluğuna anlaşılan bir dille müvekkillerime hukuki süreçleri adım adım aktarmaktayım. Hukuki süreçlerde sağlam bir temsil çok önemlidir.

Bunun yanı sıra empati ve iletişim becerilerinin de büyük önem taşıdığının farkındayım. Müvekkillerimle birebir iletişim kurmaktayım. Onların endişelerini anlamaya ve hukuki süreçler hakkında şeffaf bir şekilde bilgilendirmeye değer vermekteyim. Onlara güven vererek sürecin daha etkin yürütülmesini sağlamaktadır. Taksirle yaralama suçu ve trafik kazaları davaları gibi hukuki konularda hakkınızı aramak kilit bir noktadır. Profesyonel bir destek almak istediğinizde size en iyi hizmeti vermek için buradayım. İletişime geçmek için tıklayın!

Av. Muhammed Ferhan
Yazar & Hukuki Danışman

Av. Muhammed Ferhan

Avukat · Arabulucu · Hukuk Bürosu Kurucusu

Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Av. Muhammed Ferhan; gayrimenkul hukuku, miras davaları, icra iflas hukuku, boşanma davaları ve arabuluculuk alanlarında Sakarya'da müvekkillerine güvenilir hukuki destek sunmaktadır.

Sizin İçin Yazdık

Hukuki konular hakkında derinlemesine bilgi almak için sizin için özenle hazırladığımız yazılarımızı okuyun.

Tasarrufun İptali Davası

Tasarrufun İptali Davası

Bir borçlu, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazını yakınlarına devrediyor ya da banka hesaplarını boşaltıyorsa hukuk bu duruma kayıtsız…

Muvazaa Ne Demek ve Anlamı

Muvazaa Ne Demek ve Anlamı

Muvazaa, tarafların gerçek iradelerini gizleyerek üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla yaptıkları görünürde bir hukuki işlemi tanımlar. Türk hukukunda en…

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası

Resmi belgede sahtecilik, Türk Ceza Kanunu’nun en ağır suç kategorileri arasında yer alır ve kamu güvenini doğrudan zedeleyen…