Uygulamada muris muvazaası ya da mirastan mal kaçırma olarak adlandırılan bu çeşit muvazaalı işlemlerde muris yani miras bırakan gerçekte sözleşme yapmak ve tapusu olan taşınmazı devretmek amacındadır. Ancak kendi mirasçısını mirasından yoksun bırakmak amacıyla asıl amacını saklayarak, esasen bağışlamak istediği tapulu taşınmazını tapu sicilinde yaptığı asıl resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak açıklayarak bir başkasına devretmektedir. Muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davaları da bu muvazaalı işlemi ispatlayarak yapılan devir işleminin iptal edilmesi amacını taşımaktadır.
Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescili Nasıl Olur?
Mirasçılar arasındaki paylaşımı etkilemek amacıyla gerçekleştirilen muris muvazaası, mirasçıların haklarını korumak için hukuki yollarla çözümlenebilir. Tapu iptal ve tescil davası ise taşınmaz malların üzerindeki mülkiyet gibi hakların düzenlendiği tapu sicilindeki kayıtların değiştirilmesi veya düzenlenmesi talebi ilen açılan bir davadır. Muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davası ise bir taşınmaz malın mirasçılardan birine veya mirasçılara ait olacak mülkiyet haklarının üçüncü bir kişiye geçirildiği hallerde ortaya çıkabilmektedir.
Muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davası, mirasçıların tapu kaydının iptalini ve kendi miras haklarının tescil edilmesini talep etmelerine dayanmaktadır. Bu davada asıl olan murisin gerçek iradesini ortaya çıkarmak, yanıltıcı işlemi tespit etmek ve tapu kaydının iptal edilerek mirasçıların haklarını korumaktır.
Bu davanın konusunu tapulu taşınmazlar oluşturmaktadır. Tapusuz taşınmazlar hukuken taşınır mal niteliğini oluşturduğundan üzerindeki zilyetlikten ibaret olan hakkın devrine ilişkin gizli sözleşme hiçbir şekil şartına bağlı değildir.
Muris Muvazaasının Unsurları
Muris muvazaası sebebiyle yapılan mal kaçırma işlemlerinin iptali için herhangi bir mirasçıdan veya mirasçıların tümünden mal kaçırılması yeterlidir. Eğer muvazaa sebebiyle zarar gören tüm mirasçılar ise terekeden mal kaçırma söz konusudur. Muris muvazaasının var olması için temlikin mirasçıya yapılması şartı aranmamaktadır. Mirasçı haricinde üçüncü bir kişiye de temlik edildiyse dava açılabilir.
Muris muvazaası nispi bir muvazaadır. Uygulamada muris muvazaasının yani mirastan mal kaçırmanın unsurları şunlardır:
Görünürdeki işlem
Muris ve diğer taraf (mirasçılardan biri veya üçüncü kişi) mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla murisin gerçek iradesi ile uyuşmayan ve hüküm doğurmayacak yalnızca görünürde bir işlem yapmaktadır. Örneğin tapuda satış işlemi veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi. Yapılan bu görünürdeki işlem sonuç doğurmaz çünkü diğer taraf taşınmazın bedelini ödemez.
Muvazaa anlaşması
Muris ve diğer tarafın muvazaalı işlem konusunda anlaşmasıdır. Bu anlaşma yazılı olmak zorunda değildir. Muvazaa konusunda iradelerinin uyuşması yeterlidir.
Gizli anlaşma
Murisin ve diğer tarafın arasında olan asıl anlaşma gizli anlaşmadır. Aslında muris taşınmazı diğer tarafa bağışlamaktadır. Fakat bunu görünürdeki işlem olan satış gibi göstermektedir.
Üçüncü kişileri aldatma kastı
Muvazaanın son şartı ise murisin diğer taraf dışındaki mirasçılarını görünürdeki işlem ile aldatması ve mal kaçırma amacıdır.
Muris Muvazaası Sebebiyle Tapu İptal ve Tescil Davasını Kimler Açabilir?
- Tüm mirasçılar: Muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davasını tüm mirasçılar açabilir. Mirasçıların saklı pay sahibi olup olmaması önemli değildir. Dava açma murisin ölüm tarihinde mirasçı olan herkese aittir.
- Atanmış mirasçılar
- Evlatlık ve onun alt soyu
- Velayet altında bulunan küçük
- Yabancı uyruklu mirasçı
- İştirak halinde mirasçı
Yargıtay Kararları Doğrultusunda Muris Muvazaası Nedir?
Yargıtay muris muvazaası sayılabilmesi için bazı prensipler belirlemiştir. Genel olarak bunlar,
- Gerçek iradenin tespiti: Yargıtay muris muvazaası davalarında murisin gerçek iradesini ortaya çıkarmaya önem verir. Bu nedenle gerçek iradeye uygun olarak yapılan işlemlerin korunması yönünde kararlar vermektedir.
- Yanıltıcı işlem: Yargıtay muvazaa iddialarını değerlendirirken, yanıltıcı işlemlerin varlığını araştırmaktadır.
- Mirasçıların korunması: Yargıtay mirasçıların haklarının korunmasını gözetir. Eğer miras bırakanın gerçek iradesi yanıltıcı işlemler ile değiştirilmişse mirasçıların haklarını gözetmek amacıyla tapu kaydının iptali ve mirasçıların mülkiyet haklarının tescili yoluna gider.
Yargıtayın Muris Muvazaası Saymadığı Haller Nelerdir?
Murisin sağlında, hak dengesini gözeten, kabul edilebilecek bir oranda mirasçıları kapsayan bir paylaştırma yapılmış ise mal kaçırmadan söz edilemez. Yargıtay kararları ışığında ortak kabule göre muris muvazaası sayılmayacak haller şunlardır:
- Miras bırakan taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak gayesiyle değil, gerçekten bakılıp gözetilmek için devrettiyse, yapılan işlemin muvazaa nedeniyle iptali istenemez.
- Miras bırakanın sağlığında açılan tapu iptal ve tescil davası reddedilmişse ve hüküm kesinleşmişse, bundan sonra mirasçılardan mal kaçırma gayesi olmadığından sonradan mirasçıların açtığı muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası reddedilir.
- Miras bırakanın, mallarını mirasçıları arasında “paylaştırmak veya bölüştürmek” amacı ile hareket ettiğinin anlaşılması halinde mirasçılar tarafından açılan bu dava reddedilir. Çünkü murisin gayesi mallarını paylaştırma ve denkleştirmektir, mal kaçırmak değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 23.05.1990 tarihli kararında:
“Miras bırakanın taksim amacı güderek yaptığı temliklerde muvazaa söz konusu olmaz.”
- Yapılan taşınmaz satışının belirli bir bedelinin olduğu ve bu bedelin gerçeğe yakın olduğu hallerde muvazaa davasının reddi gereklidir.
Muris Muvazaası Nasıl İspat Edilir?
- Yanıltıcı işlem: Mirasçılar muvazaayı ispatlamak için yanıltıcı bir işlemin gerçekleştiğini göstermeleri gerekmektedir. Örneğin murisin tapuda satış işlemi yapması ancak banka hesabına taşınmazın satış bedelinin gönderilmemesi.
- Sözlü beyanlar ve belgeler: Mirasçının gerçek iradesini yansıtan sözlü beyanlar, mesajlar veya sair belgeler ile muvazaa ispatlanabilir.
- Tanıklar: Murisin gerçek iradesini bilen veya duyan tanıklar ifadeleri muvazaayı ispat edebilmektedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.2.2019 tarihli 2016/6207 Esas sayılı 2019/1460 Karar sayılı kararında:
” Somut olaya gelince; taraflar muris muvazaası hukuksal nedenine dayandıkları halde mahkemece muvazaa yönünden bir değerlendirilme yapılmış, iddia yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysaki muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalar tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilecektir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.” denilmiştir.
Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Nedir?
Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davaları taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Bu yetki kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve kesin yetki olduğundan mahkemenin yetkisizliği davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Yetki konusunda taraflar yetki sözleşmesi yapamazlar. Ancak murisin düzenlediği vasiyet aracılığıyla kendisine taşınmaz bırakılan kişinin açacağı vasiyetin yerine getirilmesine ilişkin dava murisin yerleşim yeri mahkemesinde bakılması gerekir. Bu yetki kesindir Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bir kararı da bu yöndedir.
Muris muvazaası sebebiyle tapu iptal ve tescil davalarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu uyuşmazlık tahkim yoluyla çözülemez.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 18.06.2007 tarihli 2680/4137 sayılı kararında:
“Muris muvazaası nedenine dayalı uyuşmazlıklar hakemler huzurunda çözülemez. Çünkü istek tapu iptal ve tescile ilişkin olup kamu düzenini ilgilendirmektedir” denilmiştir.
Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davasını Açma Süresi Nedir?
Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası ancak murisin ölümünden sonra açılabilmektedir. Miras bırakan yaşarken müstakbel mirasçılar muvazaaya dayanarak tapu iptal ve tescil davası açamazlar. Bu dava özelliği gereği herhangi bir dava açma süresine tabi değildir zira Yargıtay 1.Hukuk Dairesi 20.09.2016 tarihli 10877/8391 sayılı kararında:
“Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı bulunmadığı, davanın niteliğine göre bu tür davalar süreye tabi kılınmaksızın her zaman ileri sürülmesinin olanaklı bulunduğu gözetilmek suretiyle işin esasına geçilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.” demiştir.
Sakarya Tapu İptal ve Tescil Davası Avukatı için bize ulaşın!

Av. Muhammed Ferhan
Avukat · Arabulucu · Hukuk Bürosu Kurucusu
Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu Av. Muhammed Ferhan; gayrimenkul hukuku, miras davaları, icra iflas hukuku, boşanma davaları ve arabuluculuk alanlarında Sakarya'da müvekkillerine güvenilir hukuki destek sunmaktadır.
Av. Muhammed Ferhan Hakkında






